13 Haziran 2018 Çarşamba

BLOCK CHAİN ÇAĞINDA YENİ DİJİTAL TAKAS DÖNEMİ

Hali hazırda var olan en popüler dijital paranın, gördüğü itibara rağmen arkasında dayanak hiçbir varlık olmaması bana ilginç geliyor..
Böyle bir paramsı dijital şey bu kadar itibar görebildiğine göre, gerçek varlıklara dayalı, özel dijital para sitemleri niçin bundan kat be kat fazla itibar görmesin diyor ve yazının ilk önermesini

"NİÇİN ORTAK ÜLKE FONLARINA DAYALI ÖZEL PARA SİSTEMLERİ VE TİCARİ İŞBİRLİĞİ ALANLARI  ÜRETİLMESİN"

olarak  tayin ettikten sonra heybemdeki daha büyük turbu çıkartıyorum..

"NİÇİN, TÜM MENKUL VARLIKLARIN BİRBİRİ CİNSİNDEN MİKROSANİYELERLE DEĞERLENDİĞİ SÜPER HIZLI BİR İŞLEM PLATFORMU KURULARAK, TÜM MENKUL VARLIKLAR PARA OLARAK KULLANILMASIN???"

Açalım:

Mesela 
*Türk yatırım kuruluşları, aracı kurumlar, Takasbank, BİST bünyesinde bir e-ticaret platformu  yaratsa
*Burada mal satan satıcılar sattıkları malların hangi varlık ve/veya para ile sattıklarını seçseler
*Alıcılar da sunulan ödeme seçeneklerinden hangisi ile ödeme yapacaklarını seçse..
*Bu geleceğin külübüne üyelik, tüm dünya aktörlerine açık olsa

1-)Bist bünyesinde böyle bir oluşumun yaratacağı değer BİST şirket değerini kat be kat arttırır
2-) varlıklar arasında mübadele için para kullanımının verimsizliği ortadan kalkar..düşünsenize..tüpraş hissesi satıp TL alacaksınız sonra TL'yi dolara çevireceksiniz, sonra bir e ticaret sitesinden ABD'de satılan bir ürün alacaksınız..alış satış kayıplarına bakın..
3-)  Dünya menkul varlık piyasası dünya şirketlerinin piyasa değerlerini de destekler..Bunu da bir örnekle açalım: Mesela Tesla şirketi dese ki:

 BU SENE TESLA XSP MODEL (modeli atıyorum:) ) süper hızlı işlemcili, 10 dakika şarjla 2000 km menzil sunan, grafen pilli otomobilimin limited edition süper konseptini sadece TESLA şirketi hissesi karşılığı satışa sunuyorum..

 Şu durumda bu otomobili almak isteyen Tesla müşterileri Tesla hissesine fazladan talep yaratacak..Bu talep de şirketin Borsadaki piyasa değerini destekleyecek..

 fazla uzatmadan özetle:

Yeni BLOCKCHAİN çağında Türkiye niçin böyle devrimlere önderlik yapmasın!! diyor ve bitiriyorum..

Sevvgiler sayyygılar:):)

Mert Bal




29 Haziran 2015 Pazartesi

YAZ Bİ KENARA EKONOMİK KRİZ TİMİNG



2018-19 gibi hazine arazisine ya da başka bir deyişle senin benim onun arazisine gecekonduran şark kurnazı itlerin cebine konan kentsel dönüşüm rantının üst akıl marifeti ile sermaye piyasaları üzerinden transfer edileceği bir finansal kriz bekliyordum..Bunun zamanına dair yeni bir görünür öngörü komponenti ekliyorum...Kuzey Suriye'de bir kürt koridoru kurulur kurulmaz acccaaayip bir finansal kriz bekleyin..Zira Kürt petrolünü Akdeniz'e çıkartabilmek için Hatay'ı kullanmak, Lazkiye tarafından çooook daha kolay olur...O halde Türkiye çoook ciddi bir finansal kriz yaşarsa Hatay'dan bir petrol hattı ve liman anlaşmasının Kürtler lehine çooook uygun şartlarlarla yapılabileceğini düşümek ahmaklık olmasa gerek...Bunun maaliyeti HAtayı hard invasion ile almaktan çok daha basit olur...tereyağından kıl çeker gibi..O halde şimdiden RUSYA ÇİN İRAN bloğu ile ilişkileri yeni bir bakış açısı ile güncellemenin kimseye bir zararı olmasa gerek..

mert bal

20 Haziran 2015 Cumartesi

Küresel Yönetişimden kaçamazzsın hoca :):)


Bir soru:
 

2000 yıllarında Türkiye’de yaşayan ve 50 000 dolarlık Apple hissesi alan bir Türk yatırımcının, Türkiye Coğrafyasında konumlu hanesine dair muazzam büyüme ve refah artışı;
Türkiye’nin istikrarı ve büyümesi mi?
ABD’nin istikrarı ve büyümesi mi?
Apple şirketinin istikrarı ve büyümesi mi?

Şu halde; sermayenin nanosaniyeler içersinde kıta değiştirdiği, avucumuza sığan finansal dünyada ve bilişim çağında; lokal yargı, yürütme ve yasama erklerinin pek çok alanda küresel düzenin ihtiyaçlarını karşılamasına yetmeyeceği bir çağda olduğumuzu düşünmeliyiz..

Bunu; dünya halkalarına tüm çıplaklığı ile dayatmanın dirençle karşılaşacağı muhakkak olacağından yazınızda alıntı yaptığınız yöntemler; öncül hamlelerin kamuflaj yöntemleri gibi durmakta…


Başka bir açıdan bakarsak, daha solide ve görünür sorun bilişim ve sosyal ağlar konusunda gözükmekte..Örnek; ABD meşeili bir sosyal ağ şirketinin kullanıcılarının çoğu Türkiye’de olmasına rağmen, tıklama oranları üzerinden elde edeceği reklam gelirlerinin vergilerinin dağılımı konusundaki adaletsizlik malum…Diğer bir başlık ise; Evrensel Hukuka göre suç unsuru olan yazı, yorumların, dolandırcılık faaliyetlerinin failleri ve/veya mağdurlarının başvuru makamlarının etkinliği…Bu başlıkta da Uluslarası Ceza mahkemesi ve Roma statüsü benzeri bir yapının “Uluslar arası bilişim hukuk dairesi ve küresel maliye yönetimi”  başlığında inşa edilmesi gerek kanımca…Bu konu; küresel hükümetin yargı erki konusunda ihtiyaç duyacağı öncelikli alanlardan biri olacak kanımca.. bu konuda WİPO hayata geçmiş bir örnek…

Yani; küresel hükümet modellerinden ve bu konudaki önermelerden kaçamayacağımız bir çağa girdiğimizi düşünüyorum..Epey uzuuun bir süredir Dünya coğrafyasındaki hakimiyet alanlarını ülke sınırları değil, etkin, verimli üst akıl ve sermaye belirliyor…Yoksa öyle değil mi?
 
mert bal

3 Mayıs 2015 Pazar

SEÇİM BİLDİRGEM

1-) Müfredata zorunlu ama bütünlemesiz satranç, hukukun temel kavramları ve sanat dersleri konacak
2-) Sınavsız web üniversiteleri yapılacak (işletme, hukuk, iktisat, muhasebe, gibi alanlarda)

3-) Devlet girişim sermayesi dairesi: inovatif ürün ve iş modeli fikri olan genç ve küçük işletmelere devlet küçük ortak olacak..İşletmeler belli öçeği geçince kendi hisselerini halka arz edecek (Apple bir garajda kurulmuştu şimdi değeri Türkiye kadar).
4-) Ekonomide Neostokratik devletçilik uygulanacak..Geleceğin robotik dünyasında işsizlik ve gelir dağılımı bozukluğu aratacak..Bu yüzden devletler ülke fonları ile bu verimli dünyanın işletmelerinin hisselerini alacak ...
 5-) Tüm tarım merkezlerinden büyük şehirlere demiyolu hatları ve ulaşım noktalarında akıllı lojistik depolar...(Bu yolla petrol fiyatlarının nakliye ile tarım ürünlerine olan enflasyon etkisi çok aşağılara çekilecek)
6-) Kentsel dönüşümde trafik yoğun bölgelerde binalara ek ticari otopark emsali veya ticari otoparklar için kullanılacak emsal artışına konulacak olan rant vergisi muafiyeti: Böylelikle ticari otopark işletmecileri İSPARK gibi binaları mesela 30 yıl gelir karşılığı yenileyecekler..Bu bölgelerde park sorunu çözülecek, kentsel dönüşümü ARAÇ SAHİPLERİ finanse edecek ve rant yerin altına doğru yaratılacak..
7-) Uluslar arası bilişim hukuk dairesi ve bir kanun (Roma statüsü benzeri bir yapı)
8-) Katma değeri yüksek ürün üretme amacının vazgeçilmez bir parçası olan ve dünyada dev pazarların altında yatan temeller olan başarılı uluslararası SANATÇILAR, ve SPORCULAR yetiştirilecek....
9-) Aksaray devlet üniversitesine ya da Devlet hastahanesine dönüştürülecek..
10-) Sermaye piyaslarında gizli finansal ajanlar görev yapacak..
11-) Büyük şehirlerde her ayın 1 günü benzinsiz gün ilan edilecek..Ticari araçlar dışında trafiğe çıkan araçların HGS hesaplarından 20 TL düşüm yapılacak (Trafik ışıklarına yerleştirilecek HGS alıcıları ile)..O gün Toplu taşıma bedava olacak..trafiğe kapatılan önemli caddeler ve meydanlarda Sanat ve Spor etkinlikleri düzenlenecek..
12-) Konya, Antalya gibi Güneş enerjisi potansiyeli yüksek şehirlerde yeni bina ruhsatı almak için güneş enerjisi panelleri kullanmak zorunluluk olacak..
13-) 550 milletvekilinden Oluşan parlamentonun Yarısı kadın milletvekillerinden oluşacak..Kadın seçmenler, partilerin kadın Adaylarına, erkek seçmenler de erkek adaylara oy verecek...E 275 ve K 275 iki parlamento parçası oluşacak..seçimin hemen ardından E ve K birleştirilip parlamento oluşacak..dolayısı ile toplumun nicelik ve nitelik bakımında Eşit iki parçası Eşit olarak temsil edilecek
.. bunu doğal sonucu olarak yasama ve yürütme Kadınları dışlayan kanun ve Uygulamalar yapamayacak, parti programlarında mecburen kaba saba erkek Egemen yaklaşımlar yer bulamayacak..
Haydi hayırlı Traşlar:)

MERT BAL:) namı diğer flamenco72

25 Ağustos 2014 Pazartesi

KIRIK 2 HAYAT

KIRIK 2 HAYAT



Hızlı Kargo şirketinin kapıya kadar getirdiği kutunun üzerindeki göndericinin ismini
görünce, içinde ne olduğunu anlaması için hafifçe sallaması yeterli oldu…



O halde Gönderici şu aralar; geçen 5 yılın ardından “Kocası
ve kızıyla çok eğlenceli ve romantik bir tatil yapmanın zamanının geldiğini”
düşünüyor olmalıydı… Aşk; bazen o kadar güzel, kutsal ve yüksektedir ki; ölümünüzün aşkınız için bir anlamı olacaksa, o
şarap kana kana ve zevkle içilir..Bu
yüzden paketi teslim alıp kapıyı kapatır kapatmaz, ruhu yere yıkılırken
gözlerinden boşanan yaşlara yüklü kesif acı, yüreğini alabildiğine mutlu
ediyordu.

Demek ki; Gönderici’nin acıları sona ermişti


10 yıl önce; Ormanın kenarında terk edilmiş, körpe ve kalbi
kırık aşklarını bulduklarında…İyileşip ormana, doğasına geri bırakmak zorunda
kalacakları zamanın, bu kadar acımasız kederler yaratacağını tahmin
edememişlerdi ne yazık…

5 yıl, küçüçük, kaçamaktan evlerinde bu aşkı iyileştirip büyütmüşler…olgunlaştırmışlardı..Kalpkırığı
iyileşmiş eskisinden daha sağlam ve çoşkulu atıyordu…

Kimsenin bilmediği bu aşkın sonsuza kadar büyüyerek yanlarında kalacağını düşünüp…bunun ilahi gücünü birbirlerine
anlatarak dar zamanlarda severek ve sevişerek geçirmişlerdi yılları…

Ve fakat o küçük kaçamaktan evleri dar gelmeye başlayıp aşkları; bu dar mekan ve zamanlar yerine;
ormanı, yeşillikleri, yağmurları, bulutları arzulamaya başlayınca…
Alıcı ne kadar gizlemeye, görmezden gelmeye çalışsa da, Gönderici; aşklarını, kendi doğasına özgür bırakmanın
zamanı geldiğini söylediğinde, özdeş 2 hançer ikisinin de yüreklerine saplanmıştı bile..

Ruhları arasında geçen o akıl almaz savaş o kadar nazik imalar ve sorularla sahne almıştı ki,
dışarıdan bakan birinin; bunun ölümüne bir kavga olduğunu anlaması mümkün değildi…

“Seni o kadar seviyorum ki; aşkımız sonsuza kadar sürecek” diyebilen bu kaçakların bu kadar kolay ve çabuk ayrılabilmesi; 300 km
ile giden bir Ferrari’nin yaptığı kazaya benzeterek açıklanabilirdi…Kolay ve çabuk ve şiddetli… ama asla acısız değil….

Gönderici bu sessiz kavganın sonunda; “Aşkım sanırım bu son görüşmemiz..Aşkımızı özgür bırakmaya karar verirsen beni ararsın” diyerek;
Kalplerini o kutsal sunakta bırakmak yerine, “Bakalım ne diyecek”umuduyla aşkın oynandığı kumar masasına gururlarını sürmüştü..Ve daha da kötüsü
Alıcı aynı hatayı görüp arttırmıştı…

Ama yine de bu yüksek perdeden aşklarına yakışır bir final olsun diye Alıcı;

4 gün sonra otomobildeki gerçek son buluşmalarında ; o sessiz kavganın olduğu gece içtikleri..

..ve içine bir not yazıp koyduğu

..ve mantarını kapattığı o son şarap şişesini Göndericiye vermişti….

Ve demişti ki:

“Beni unuttuğuna gerçekten emin olduğun zamana kadar, bu
şişeyi kırıp notu okuma... O çok sevdiğin tatil merkezine eşin ve kızınla
beraber gitmeyi arzuladığın zamanlarda beni de unutmuş olacaksın…”



Çünkü Gönderici için; “O kış tatiline Alıcı ile baş başa gitme” hayali, adeta aşklarının duası idi…


------------------------

Alıcı şişenin içindeki nota, yukarıda da ima ettiğim gibi:


“Kalplerimizi o kutsal sunakta bırakmak yerine,

Sen

“Bakalım ne diyecek” umuduyla,

Aşkın oynandığı Kumar masasına gururu sürdün..

Bak gördün mü?

İkimiz de Aşkta kaybettik…

Peki kim kazandı?..”



diye yazmıştı.




-------------------------------


Göndericiden gelen kargo paketinin içinde ise ne olduğu tahmin etmek zor olmasa gerek…



Evet….bu kırık hikayemin başında yazdığım gibi;

Aşk; bazen o kadar güzel, kutsal ve yüksektedir ki ölümünüzün aşkınıza dair bir
anlamı olacaksa, o şarap kana kana içildiğinden;

--------------------------



Alıcı; Kargo paketinin içindeki kırık şişe parçalarından kendine en yakışacak olanı seçip, bilgisayarında

“Aşk için ölmeli.. aşk o zaman aşk”lı şarkıya tıklayıp, sürekli tekrar çal moduna aldı…

…Küveti sıcak suyla doldurup içine girdi,


Gönderici de ; 5 sene boyunca unutmaya çalışıp sonra
dayamayıp şişeyi kırıp notu okuduğunda hıçkıra hıçkıra, “Allah Belanı versin”
haykırışlarıyla ve unutamamış olmasının isyanları içinde , Sadece Şişe Kırıklarını
paketleyip kargoladıktan sonra sessiz ve nazik bir ölüm için uyku haplarını
seçmişti…



-SON-
mert bal

14 Ağustos 2014 Perşembe

ULUSLARASI BİLİŞİM HUKUK DAİRESİ

Bir Türk vatandaşı olarak sosyal medya ile ilgili gündeme gelen tartışmalara yönelik düşüncemi küresel çözüm üretme noktasında paylaşmak istedim, ortak akıl bileşkemize katkısı olan bir öneri olmasını umarak ve dileyerek:

*Sosyal meydanın kişisel haklara, fikri ve sanat eserleri kapsamında haklara, vergilendirmeye yönelik mağdur edici haksız kazanç imkanlarına sahip tarafları var mı?...
koccaman bir VARRRRR yazalım..
O halde bu demokratik haklar ve insan hakları çerçevesinde nasıl çözülür...
Benim önerim:...
Her ülkede temsilcilikleri ve mahkemeleri olan Tek merkezli Küresel bilişim hukuk dairesi..
*Tüm şikayetlerle ilgili (vergilendirme dahil) yargı kararı uluslararası üst hukuk normları niteliğinde olup ülke Anayasa mahkemelerinin de üzerinde olacak..ABD.Rusya TC farketmez..Bu konuda uluslararsı ceza mahkemesi benzeri bir model üzerinde çalışılabilir kanımca
* Sosyal meyda şirketlerinin Tüm gelirlerinden elde edilen vergiler kullancıların kullandığı oranda ülke hazinelerine taksim edilecek...
Neden Türkiye bu konuda öncülük yapmasın...Örnek bir küresel yasa çalışması yapıp örnek bir kurumsal çözüm önerisi ile dünyanın karşına neden çıkmasın?

28 Haziran 2014 Cumartesi

ÇILGIN PROJE:EMEKLİLİK TAHVİLİ

Aklıma birşey geldi:
Dünyada örneği var mı yok mu bilmiyorum ama, Devlet emekli tahvili çıkarsa diyorum...

Mesela atıyorum: 100 000 TL lik 30 yıllık Türk emeklillik tahvili alan;emkli maaşı gibi faiz almakla kalmayıp Türk özel ve devlet hastahanelerinden tıpkı bir emekli gibi faydalanma hakkına sahip olacak..

Tabiidir ki kişi başı 1 birim alınacak...Zira 1 kişi 200 000 TL lik 2 birim emeklilik tahvili alsa ne işine yarayacak..


ayrıntı:
Bu tahvil sadce Türk vatandaşlarına değil tüm dünyaya açık olacak...Bu yolla bu tahvile sahip yabancılar da Türk Sağlık Sektöründen ucuza faydalanma hakkına sahip olacağından, Türk sağlık sektörüne doğacak talep yüzünden sektör hızlı büyüyerek gelişme imkanı bulacak...
Tüm dünya ölçeğinde 500 000 kişiye satsak (körfez mesela..Suriye Irak  Libya gibi ülkelerin savaş sebebiyle kaliteli sağlık hizmetine üst seviyede ihtiyaçları var) 50 000 000 000Tl kaynak yapar..Bu kaynağı da ağırlıklı Türk sağlık sektörünün gelişmesi için kullanırız...

faizi gösterge faizin yıllık sigorta poliçesi toptan iskonto bedeli kadar altında olacak..

Mesela 100 000 Tl'lik 30 yıllık tahvilin yıllık getirisi 10 000 olsa...Bundan 2000 tl sigorta poliçesi bedeli kessek..8000 Tl faiz verip 2000 lira sağlık sigortası poliçe bedelini de kamuya ait bir sigorta şirketine aktarsak...

Acaba talep görür müydü?...
Sonuçta insan için sağlık ve hayatta kalmak ve işkence görmeden sağlık hizmeti almak herşeyin önünde gelen bir ihtiyaç olsa gerek...
Gerçekçi hesaplama yöntemleri biraz karışık olsa gerek ama kabaca fikrim bu şekilde....