20 Haziran 2015 Cumartesi

Küresel Yönetişimden kaçamazzsın hoca :):)


Bir soru:
 

2000 yıllarında Türkiye’de yaşayan ve 50 000 dolarlık Apple hissesi alan bir Türk yatırımcının, Türkiye Coğrafyasında konumlu hanesine dair muazzam büyüme ve refah artışı;
Türkiye’nin istikrarı ve büyümesi mi?
ABD’nin istikrarı ve büyümesi mi?
Apple şirketinin istikrarı ve büyümesi mi?

Şu halde; sermayenin nanosaniyeler içersinde kıta değiştirdiği, avucumuza sığan finansal dünyada ve bilişim çağında; lokal yargı, yürütme ve yasama erklerinin pek çok alanda küresel düzenin ihtiyaçlarını karşılamasına yetmeyeceği bir çağda olduğumuzu düşünmeliyiz..

Bunu; dünya halkalarına tüm çıplaklığı ile dayatmanın dirençle karşılaşacağı muhakkak olacağından yazınızda alıntı yaptığınız yöntemler; öncül hamlelerin kamuflaj yöntemleri gibi durmakta…


Başka bir açıdan bakarsak, daha solide ve görünür sorun bilişim ve sosyal ağlar konusunda gözükmekte..Örnek; ABD meşeili bir sosyal ağ şirketinin kullanıcılarının çoğu Türkiye’de olmasına rağmen, tıklama oranları üzerinden elde edeceği reklam gelirlerinin vergilerinin dağılımı konusundaki adaletsizlik malum…Diğer bir başlık ise; Evrensel Hukuka göre suç unsuru olan yazı, yorumların, dolandırcılık faaliyetlerinin failleri ve/veya mağdurlarının başvuru makamlarının etkinliği…Bu başlıkta da Uluslarası Ceza mahkemesi ve Roma statüsü benzeri bir yapının “Uluslar arası bilişim hukuk dairesi ve küresel maliye yönetimi”  başlığında inşa edilmesi gerek kanımca…Bu konu; küresel hükümetin yargı erki konusunda ihtiyaç duyacağı öncelikli alanlardan biri olacak kanımca.. bu konuda WİPO hayata geçmiş bir örnek…

Yani; küresel hükümet modellerinden ve bu konudaki önermelerden kaçamayacağımız bir çağa girdiğimizi düşünüyorum..Epey uzuuun bir süredir Dünya coğrafyasındaki hakimiyet alanlarını ülke sınırları değil, etkin, verimli üst akıl ve sermaye belirliyor…Yoksa öyle değil mi?
 
mert bal

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder